Thursday, February 23, 2012

Biraz okuyalım!

Biz uzundur yaklaşık 8 aylık olduğundan beri oğlanın eline kitap vermekten çekinmedik hiç. Yırtmadı, resimleri ilgiyle takip etti. Artık hikayeleri biliyor.

Az da olsa kitaplardan söz edeyim istedim, malum her ebeveyn gibi bizim de kitap zamanlarımız var, ben hala rutini bozulmasın diye geceleri kitap okumayanlardan olsam da akşam yemeklerinden sonra, banyoya kadar yaklaşık yarım saat kitaplarla haşır neşiriz.

Şimdi şu köstebek 22 aylık hayatında bizim oğlanın en favori kitabı.

Kafasına edeni bulmaya çalışan küçük köstebeğin hikayesi - Werner Holzwarth, Wolf Erlbruch
Malum biş çiş kaka eğitimine yaşıtlarımızdan daha erken başlama kararındaydık, hem kumaş bez hem bizim şansımızla oğlan geceli ve gündüzlü bez işini 18 ayda bıraktı ancak bu küçük köstebeğin kafasındaki kakayla tüm hayvan dostlarını gezmesi, tüm hayvan kakalarını tanımaya ve oğlanın kendi kakasını tanımasına büyük yardımı oldu, tam 14 aydır en favori kitabımız kendisi.

Tombik-Sharon Rentta
Bisiklete binmeyi bilmeyen bir fildir Tombik ama düşe kalka şaaap..baaam sesleri arasında kendi kendine öğrenmeye çalıştığı bisiklete binme işini "arkadaşları" sayesinde çözer. ARkadaş ve arkadaşlık üzerine şahane bir hikaye. Bizimkisi arkadaş demeyi çok erken öğrendi Tombik sayesinde.
Neyse ki, ne yazık ki-Micheal Foreman
Anneannesinin şemsiyesini götürmek için yola çıkan Milo'nun başına gelmeyen kalmaz, balinalar tarafından yutulur, korsanlarla savaşır, dinozarlara rastlar, uzaylılar tarafından kaçırılır. Neyse ki ve ne yazık ki kavramlarını sık tekrarlayarak ilk kez oğlana soyut kavramlar öğretti bu şahane kitap.

22 aylık kısa hayatına rağmen bizimki ile yarışan bir kütüphanesi var oğlanın. Kitapları heryerden alıyorum ben, ama özellikle İyi Cüceler ve Suadiye Paşabahçe girişindeki İş bankası yayınlarını tek geçiyorum. Hem ilgi alaka, hem doğru kitaba yönlendirme hem de oğlanın seçimlerine saygı sonsuz ve sınırsız.

Herkese iyi okumalar.

4 comments:

  1. MErhaba sevgili Tanya ve Leo, kac zamandir yazmak isterim size, kismet buguneymis.
    Blogunuzla bir kac hafta once tanistim, Turkce bloglar arasinda cok severek takip ettiklerimden biri oldu (ama acikcasi, bazen keske daha cok guncellese diyorum, blogunuzu her ziyaret ettigimde yeni bir baslik gormeyi umuyorum :))
    Sevgili Tanya, 18 aylik bir oglan cocugu annesi olarak sana sormak istediklerim var. Umarim yanit alabilirim. Benim bir suredir bebegimin "gunluk Programi"ndaki rutinlerle ilgili kaygilarim var. Demek istedigim, uyku satleri, yemek saatleri, oyun saatleri her gun degisiyor. Ne zaman kis kendini hissettirmeye basladi bizde rutinler aksadi; yaz doneminde hergun gunde iki kez parka gidiyorduk, orda cok egleniyor ve bu keyifli zamanlarin ardindan yemesi ve uykusu cok duzenli oluyordu.oysa simdi her gun bu rutinlerin saatleri degisiyor bir suredir nerdeyse disarda yani acik havada hic bir aktivite yapamaz olduk(soguklar)ortada hic icime sinmeyen bir "baby schedule" miz var ve artik yeni bir tane yapmam gerekiyor. Eger paylasmakta sakinca gormezsen Leo'nun baby schedule ve rutinlerinden fikir edinmek isterim. Bununla birlikte en cok sormak istedigim konulardan biride "disiplin" konusu. yapmamasi gereken bir sey yaptiginda (mesela bizimki bazen yemek masasinin ustune cikip orada yurumek istiyor. Bende onun dikkattini baska yone cekerek sessizce masadan aliyorum onu ama bazen bu konuda basarili olamiyorum cunku israrla orada kalmak istiyor. iste bu durumda ben bir celiski yasiyorum, yurumesine izinmi vermeliyim, yoksa aglasada asagi indirmelimiyim. Iste buna benzer bir cok sey yasaniyor gun icinde ve ben kisilik gelisimini olumsuz etkileyecek bir sey yapmak istemiyorum. Siz bu sureci nasil idare ediyorsunuz?
    Israrci olmak istemem ama dort gozle cevabini bekliyorum, belkide bunu bir konu olarak ele alir blogunda yer verirsin.
    Esenlikler

    ReplyDelete
  2. Merhabalar,

    Öncelikle güzel sözler için çok teşekkür ederim. Aslında burası benim annelik bloğum olduğundan ve çokta süper bir anne olarak görmediğimden kendimi ço ahkam kesmiyrum, oğlanın tarihine notlar düşüyorum, ondandır sık güncellenmemesi:)))

    Bizim de dönemlerle değişen bir rutinimiz var, Leo doğduğundan beri en önem verdiğimiz konu bu rutin ve bu rutinin bozulmaması oldu.

    Leo'nun rutini kısaca:

    8: kalkış
    9: kahvaltı
    10.30-12.00 sokak hava iyise ark veya haftada iki kez oyun okulu(10-11 arası)-meyve suyu
    13:00 öğle yemeği ve sonrasında uyku
    16:00 kalkış ve süt
    arada evde eğlencelikler
    17:30 meyveli yoğurt
    19:00 akşam yemeği
    kitap okuma
    20:00 banyo
    20.30-21.00- artık ne zaman derse uyku
    23:00- gece sütü
    Günde 15 dakikadan 2 kez TV müsadesi var.

    Disiplin konusuna gelince biz biraz disiplinliyiz. Olmayacak bir şeyi yapmak isterse önce anlatıyoruz, sonra unutturmaya çalışıyoruz, ha olmazsa evet ağlaması bizi çok üzmüyor çünkü hayat boyu kendisine faydası olacak bu ağlamaların.

    Bak şimdi ben bu rutin meselesini pazartesi ilk iş yazayım o zaman.

    Sevgiler kocaman.

    ReplyDelete
  3. Milo'yu Arda da çok seviyor, bir arkadaşımızla yaptığımız değiş tokuş ile edindik. "Aydaki Adam" Bob' a da bayılıyor tavsiye ederim. Bir de "Sakar Cadı Vini" serisi çok gözde 2 yaştan beri, Vini ve kedisi Vilbur'un maceraları, çizimler çok fantastik kuntastik, inanılmaz detaylar var, çok hoş. Feridun Oral'ın yapı Kredi den çıkan kitaplarını da sevmişti Arda. Son olarak da Dinazorlu her "tipak" itina ile 150 kere okutulur :)
    Sevgiler

    ReplyDelete
  4. Itırcım,

    Milooooo:))

    Dur bobu da edinelim hemen, ve Vini'yi:) Şuy anda görseli fazla kitaplardan hazediyor kendileri. Ama anne oku demeyi de ihmal etmiyor.

    150 kez okunur mu ya...evet okunur:))

    Sevgiler kocaman,

    ReplyDelete